Suriye’deki Savaşta Kadının Dramı

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

29 Ocak 2013

Arap Baharıyla başlayan Suriye iç savaşı binlerce sivil insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Her yerde olduğu gibi savaştan en çok kadın ve çocuklar etkileniyor. Suriye’deki kadınlara dair gelen haberler hiçte iç açıcı değil. Konuyla ilgili bilgi almak üzere Türkiye kökenli Suriye vatandaşı müstear olarak Fatma diye hitap ettiğimiz hanımla savaşta Suriyeli kadınların dramını konuştuk.

Savaş; yoksulluk, yıkım, ölüm demek. Ama modern zamanlarda savaş bunlarla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda savaş düşmanın direncini kırmak için karşı tarafı aşağılamak, onuruyla oynamak, onları yaşamdan ve hayattan soğutacak acı ve utançla yüz yüze bırakmak demek. Bunun içinde en elverişli yöntem kadınları kullanmak. Hem de en aşağılık en utanmaz şekilde. Neredeyse bunları yapan insan olamaz dedirtecek uygulamalara Bosna savaşında, Irak işgalinde de şahit olmuştuk. Kimbilir daha bilmediğimiz nice savaşta bu kirli yöntemler kullanıldı. Kaç kadın bu utancla canina kıydı, kaç erkek hayata küstü, kaç çocuğun bu travmayla insanlığa olan inancı sarsıldı. Savaşlarda ölmek, evini barkını kaybetmek daha olağan görünürken gözümüze her duyduğumuzda öfkelerimizi aynı oranda kabartan bu taciz ve tecavüz olayları dünyanın gözleri önünde fütursuzca yaşanmaya devam ediyor.

Suriye yaşanan bu utancın son örneği.  Fatma Hanım Suriye’deki yaşananları gözleri yaşlı bir şekilde anlatırken bizler yanı başımızda olan böyle bir felakette hiçbir şey yapamamanın acziyetine ağladık. Neredeyse o kadın ve çocukların çığlıklarını duyduk kulaklarimizda, yardım isteyen sesleri yüreğimizde hissettik. Kaçırılma korkusuyla sokağa çıkamayan kadınlar hayat bir taraftan devam ederken bunu ne zamana kadar başarabilir dersiniz? Ya da evleri basılıp eşleri, çocukları önünde tecavüze uğrayan kadınların utancını hangi kelime anlatabilir?  Ya  buna şahit olan erkek ve çocuklar için yaşamak nasıl bir şeydir? Ya da bu utançtan kurtulmak için ölümü göze alan insanların çaresizliği neyle izah edilebilir?

Fatma Hanım, soyulup çırılçıplak sokağa bırakılan kadınlardan, cesetlerin ekmeğe, kanların una bulandığı ekmek kuyruğunda bombalanan insanlardan, işkence ve tecavüzle değil de kör kurşunla öldürülenlere sevinilmesine kadar daha çok şey anlattı.

Fatma Hanım savaş öncesi de insanların pek çok sorunu olduğundan sözediyor. Eğer Baascı değilseniz her türlü tehlikeye açıksınız demektir diyor. Yıllardır her an acaba bu akşam evime dönebilecek miyim korkusuyla yaşadıklarını, devlet dairelerindeki işlerin keyfi olarak yürüdüğünü, rejimi destekleyenler için her şey güllük gülistanlık iken karşı olmak değil sadece taraf olmamanın bile cezalandırıldığı bir ülkeden söz ediyordu. Her an tutuklanma ihtimaliyle yaşayan, tutuklananların da akıbetinin bilinmediği güvensiz bir yerdi Suriye diyor. Şimdi bütün bu adaletsizliğe isyan eden halkın onurlu direnişi iktidarın her türlü savaş tekniğini üzerlerinde kullanmalarına fırsat verdi.
Fatma hanımın görsel malzeme eşliğinde anlattıklarını buraya aktarmaya gücüm yetmiyor. Zira onları kaleme almak bile bana zül geliyorken yaşayan insanların ıstırabını hayal bile edemiyorum.

Suriye direnişine destek vermeyen Arap ülkelerinden de şikayet eden Fatma Hanım, “çünkü o ülkelerin liderleri de Esad gibi, bizim Türkiye’den başka dostumuz yok, Allah Türkiye halkından ve Başbakanı Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Zaten Araplar da Türkiye’ye sınırı olmayan ülke hakları devrim yapmaya kalkmasın diyor”, dedi.

Hazırlayan: Ayla Kerimoğlu
Önceki Yazı

Hindistan’da Kadın Olmak Zor

Sonraki Yazı

Berrak Sular Ülkesi: Bosna

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir