İmam Gazali’de Zühd Anlayışı

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Allah’a Giden Yolda Engeller ve Aşma Yolları

11 Haziran 2011

İmam Gazali’yi tanımaya yönelik programlarımıza, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Bölümü Hocalarımızdan Prof. Dr. Süleyman Derin’le devam ettik.


Sohbet ana hatlarıyla İmam Gazali’nin tasavvuf anlayışı, nefsin terbiyesinde önümüze çıkan engeller ve bunlarla mücadele yolları üzerine gelişti. Hocamızın İmam Gazali’ye karşı hayranlığı ve anlatımındaki titizlik dikkat çekiciydi.

Programa, Gazali’nin eserleri hakkında bilgi vererek giriş yapan hocamız şöyle devam etti:
“12. yüzyıl başında ciddi bir tarikat geleneği olmamasına rağmen, İmam Gazali tarikatlar dönemine geçişi hızlandırmıştır. Ondan önceki dönemlerde tarikatlara şüpheyle bakılırken, O ayet, hadis ve sahabe kavline başvurarak tasavvufu herkese kabul ettirmiştir. Ama Gazali’nin esas başarısı psikolojik tahlillerle tasavvuf öğretisini sevdirmesidir.
İmam Gazali, kalp, nefs, ruh ve akıl konusunda detaylı incelemelerde başarılı bir alimdir. İnsan psikolojisi üzerine derinlikli tahlilleri ve tespitleri vardır. Eserleri hacimli olduğu için bütünlük kaybedilebilir –büyük eserlerin böyle bir tarafı vardır- fakat dikkat edildiğinde analizlerin çok güzel olduğu görülür.
Bugünkü konumuz olan zühd, Allah’a giden yolda bize engel olan her şeyden yüz çevirmektir. Yüz çevirmemiz gerekenleri sadece para-pul, şan-şöhret gibi vasıflardan ibaret görmemeliyiz. Günahların her birine karşı direnmeli ve bu günahları işlememeye azmetmeliyiz ki zühdü yaşayabilelim. İmam Gazali’nin zühde dair düşüncelerini anlayabilmek için önce nefsi ve karşı koymamız gereken günahların özelliklerini tanımalıyız.”
Süleyman Hoca, konuşmasına; nefsin sıfatlarını ve bu sıfatlar sebebiyle ortaya çıkan günahları anlatarak devam etti:
“İmam Gazali, İhya’da nefsin ana karakterlerini anlatır. İnsanın yaratılışında olan bu sıfatları, kişi dengelemezse bunlardan dolayı günah işler. Bu sıfatlar; Behimi, sebui, şeytani ve rububi sıfatlar olmak üzere dört çeşittir:
1. Behimi sıfatlar; Oburluk, harislik gibi şehvani, hayvani arzulardır. Yırtıcı hayvanların fiillerine paralel olan bu sıfatlar, yaratılırken insanın fıtratına ilk konulanlardandır. Toplumda, büyük günahların çoğunun behimi sıfatlar sebebiyle işlendiği sanılır. Fakat İmam Gazali bunların en hafif günahlar olduğunu söyler.
İstisnaları dışarıda tutarsak, obezite behimi günahlara örnektir. Bizler “ zühd” denilince mal mülk sevgisinden vazgeçmeyi anlıyoruz. Oysa ki açlığın terbiye edilmesi de zühde doğru yol aldıran bir metottur. Demek ki içimizde bir hayvan var ve o hayvan sürekli yemek istiyor, adamcağız da o hayvanı kendisi sanıyor ve ne isterse veriyor.
Günümüz şeyhlerinin tasavvuf bilgilerinden bazılarını tekrar gözden geçirmeleri gerekiyor. Mesela önceden açlık veya kıtlık sebebiyle misafire ikram etmek, karnını doyurmak gerekirdi. Şimdi ise karnı tok olanın ikinci bir defa doyuruluyor. İmam Gazali: “Eğer bir davette israf olursa sahibine hiçbir sevap yazılmaz” der. Zira ikram sünnettir, israf ise haramdır. Nefis ister ama onu tanıyıp terbiye etmek gerekir. Gazali: “İnsan açlıktan değil tokluktan ölür.”derken adeta obezite sorununa asırlar öncesinden değinmiştir.

2. Sebui (gadabi)sıfatlar; intikam, öfke, gazap gibi duygulardır. Bunlar her insanda aynı oranda olmaz. Şehevi günahların önüne geçmede ve nefsi kontrol altına almada sebui sıfatlar gereklidir.

3. Şeytani sıfatlar; aldatmak, dolandırmak gibi günahlardır. Bankacılık, pazarlamacılık gibi bazı meslek gruplarında daha fazla görülür.

4.Rububi sıfatlara ise; insanın lider olma, yönetme arzusunu örnek olarak verebiliriz.  Bu sıfatlar insanda hiç olmazsa, toplumda bu türden görevleri yerine getirecek kimse bulunmazdı.  Önemli olan bunları yerine getirirken ölçüyü bilmektir. Bu sıfatları,  kişinin karşısındakine baş eğdirmesi, tahakküm kurması şeklinde örneklendirebiliriz.  İnsan nefsi baş olmayı, sözün sadece kendisinde olmasını ister ve desteklenmeyi bekler. Tahakküm arzusu taşır. Bazı patronlarda, kayınvalidelerde, annelerde görülen bu sıfatları, etraf desteklerse daha kötüye gider.”
Hocamız konuları, kendine has üslubuyla anlatırken bizler de zevkle dinliyorduk. Bazı amellerinde gayet dindar tablo çizen fakat derin tahliller yapıldığında ciddi günahlar içinde olan kişilerle ilgili verdiği örneklerle anlatımına devam etti:
“Günahların birçoğu dünyaya düşkünlüğün sonucu ortaya çıkar. Dünyacılığın değişik bir formatını, paradan yüz çevirmiş, kendini hayır hasenata vermiş ama tüm bunları yaparken içinde yüksek bir enaniyet duygusu taşıyan kişilerde görürüz. Burada da aslında bu dünyaya yönelik bir benlik duygusu vardır.
Bunların her biri için ayrı bir terbiye metodu gerekir. Ümitli olmalıyız, çünkü bu engelleri aşmada yalnız değiliz. Bu konuda yardımcılarımız; kalbimiz ve aklımızdır. Bunlar yetmeyeceği için Allah ilahi kitaplar ve peygamberler de göndermiştir.
İmam Gazali bu sıfatları anlatırken köpek, domuz, at, süvari gibi benzetmeler kullanmış ve kimi sıfatların kötülüğünü bunlarla resmetmiştir. Böylece insanın bu sıfatları taşımaktan vazgeçme konusunda caydırıcılığını kolaylaştırmıştır. Sonra da bütün sıfatların her birini ayrı ayrı mercek altına alıp, terbiye etmenin yollarını anlatmıştır.
Bu sıfatlar tamamen ve her durumda kötü değildir.  Bunları Allah bize dünya hayatında gerekli olduğu için vermiştir. Ancak, onları yerinde ve dozunda kullanmayı bilmeliyiz. Mesela insanın hayatta kalabilmesi için gazap duygusuna ihtiyacı vardır.  Fakat insan bu sıfatı dengeli kullanmalıdır. Dengenin nasıl ve ne kadar olduğuna karar verebilmesi için de kişinin arif olması gerekir.  Arif olmak, düz bilgi sahibi olmak değildir, arif olmak neyi nerede, ne kadar yapacağını bilmek demektir.
Arif olan insan kalbini ve aklını bu vücut sarayında padişah eyler,  böylece gazap, hırs gibi rububi sıfatlar kalbin kontrolüne girer ve Allah’ın murat ettiği gerçekleşir.”
İşin en önemli noktalarından birisi, insanın zaaflarını tespit etmesi ve üzerinde yoğunlaşıp düzeltmeye çalışmasıdır. Bu konuda da İmam Gazali bizlere yol gösteriyor. Süleyman hocadan sohbetin devamını bu doğrultuda dinliyoruz:
“İmam Gazali, kişinin kendisini tanımasının ve kusurlarını görmesinin nasıl mümkün olacağı konusunda dört yol gösterir:
1.     Allah’a giden yolda azmeden kişinin bir şeyhe tabi olması. Yani kamil bir insanın tavsiyelerine dikkat kesilmesi,
2.     İlki mümkün değilse, çok sevdiği bir insanın kişiye kötü huylarını bildirmesi,
3.     Bu da yoksa, hatalarını düşmanından öğrenmesi,
4.     En son çare, çevresinin kendisi hakkındaki düşüncelerine kulak vermesidir.
Kişide şeytani içgüdünün olması değil,  kişinin etrafında buna set vuracak kimselerin olmayışı sorundur. Tasavvuftaki terbiye yollarından biri de kişiyi kötü huyunun zıddıyla terbiye etmektir. Mesela dönemin kadısını benliğinden kurtarmak için pazarda satıcılık yapmaya göndermek, ondaki iktidar hevesi gibi rububi sıfatların, dengeye kavuşmasına vesile olacaktır.”
Sohbetine, İmam Gazali’nin tasavvufa hizmetlerini anlatarak devam eden Hocamız, zihinlerde İmam Gazali’nin zühd anlayışının daha somutlaşması için İmam Rabbani’yle arasında şöyle kıyas yaptı:
“İmam Gazali nefs terbiyesinde insanüstü denilebilecek ileri bir sufilik tavsiye ederken,  İmam Rabbani daha çok hayata dair ve hayatın içinde bir tasavvuf anlayışı içinde olmuştur.
Gazali, nefs terbiye edilinceye kadar aşırı riyazatı tavsiye eder, ta ki kalp ve ruh dengeye kavuşuncaya kadar. Kalp ve ruhun dengeye kavuşması demek; behimi, şeytani, rububi, sebui, sıfatların kontrol altına alınması demektir.
İmam Gazali’nin ekolü, nefsin terbiyesiyle uğraşan nefsani tarikate örnektir. İmam Rabbani ise ruhani yaklaşımı benimsemiştir. Ruhani yaklaşım nefs terbiyesinden ziyade ruhun terbiyesiyle uğraşır. O ekole göre ruh terbiye oldukça nefs de düzelecektir.
Tasavvufun amacı insanın kemalata erişmesidir. Kamil insan olmak için önce şeriat gereklidir, tasavvuf şeriat olmadan yaşanamaz. Ancak bunun üzerine inşa edilmiş bir ruhi hayat, insana tekamül yolunda yardımcı olacaktır.”

{jcomments on}

Önceki Yazı

EFT Duygusal Arınma Eğitimi

Sonraki Yazı

Niyet ve Önemi

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir