Buluşan Kadınlar Derneğimizi Ziyaret Etti

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

21 Haziran 2014

Programa Türkiye’nin değişik bölgelerinden STK faaliyetlerinde bulunan kadınların faaliyet gösterdiği Buluşan Kadınlar e-ağının üyeleri katıldılar. Bu grup 1990’ların sonlarından itibaren birlikte varlık gösteren çoğunluğu dindar hanımlardan müteşekkil kadın derneklerinin temsilcilerinden, gazeteci, yazar ve aktivistlerden oluşmaktadır. Buluşan Kadınlar, 10 yılı aşkın bir zamandır, çoğunluğu kadınları ilgilendiren konularda bir araya gelip tartışarak, eylemlilik noktasında birlikte hareket ederek, kamuoyuna görüşlerini değişik yollara ifade etmiş bir sivil toplum inisiyatifidir.

Programın başında Ayla Kerimoğlu, Hazar Derneği olarak Şubat 2014’te uygulamaya başladıkları kadına yönelik şiddet konulu Wo/men For Women projesi hakkında bilgi verdi. Projenin başlama tarihi, içeriği, gelinen nokta, projeden ne amaçlandığı ve kapsamını anlattı, proje dahilinde farkındalık eğitimleri verileceği bunun için de muhtar, öğretmen, imam, kuran kursu hocası gibi halkla içiçe olan mesleklerden kişilerin seçileceğini söyledi. Sadece Türkiye’de değil dünyada kadına yönelik şiddetin giderek yaygınlık kazanmasını Proje kapsamında gidilen Belçika örneği üzerinden anlattı.

Daha sonra serbest formatta bir görüş-alış verişine geçildi.

Katılımcılardan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünde  görevli olan Zeynep Göknil Piyade, Hacettepe Üniversitesinde yürütülen şiddet araştırması hakkında bilgi verdi. Şiddete tanık olan ya da duyan muhtarlar ve öğretmenlerin ihbar etmekte tereddüt ettiklerinden, şikayet etmeyi göze alamadıklarından bahsetti. Ensest’in bile rapor edilemediğini, hatta Ensesten haberdar olan annelerin bile konun üstünü örttüğü söyledikten sonra projeye özellikle, rehber öğretmenlerin de dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.

Halihazırdaki sığınmaevi çözümünün çaresizlikten üretilen bir şey olduğu ve Hazar’daki bu projeyle alternatif bir model üretilip üretilemeyeceği konusu tartışıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın mevcut sığınmaevlerini ihtisaslaşmış sığınmaevlerine dönüştürmeye çalıştığı konuşuldu.  Proje koordinatörü Ayla Kerimoğlu, Belçika uygulamasında gerçekten şiddete uğramış olanlar ile farklı sebeplerden sığınmaevlerine gelenlerin ayrı mekanlarda barındırıldığından bahsetti. Zeynep Piyade, ülkemizde ‘tedbir kararı’ ile ilgili yönetmelik uygulanmaya başlandıktan sonra durumun eskisine göre nispeten rahatladığını ve kadına yönelik şiddetin,  “anlık acziyet” ve “sistematik şiddet” şeklinde ikiye ayrılabileceğini söyledi. Tedbir kararı ile “anlık acziyet” sonucu yapılan şiddetin belki önlenme ihtimalinin olduğunun görüldüğünü bildirdi.

Daha sonra, medya ve kültür endüstrisinin ürünlerinin kadına yönelik şiddetle ilgisi tartışıldı. 1970-1980 li yıllarda sinema salonlarında 3’lü filmler halinde Türk filmlerinde erkek rol modellerinin o dönem yetişmekte olan genç erkeklere kötü örneklikler teşkil ettiğinden bahsedildi. Bu şekilde yetişen bugünün orta yaşlı erkeğinin tavır ve davranışlarında ve kadınla olan ilişkilerinde bu ürünlerin etkisine dikkat çekildi.

Şiddetle mücadelede farklı yöntemler neler olabilir konusunda Fatma Çiftçi’nin “iyi örnekleri çoğaltmak ve onları ödüllendirmek” fikri üzerinde duruldu.

Filiz Işıker de gündelik hayat ve şiddet ilişkisine örnekler verdi.  Yıldız Ramazanoğlu, şiddetin bir bütün olarak ele alınması gereğine işaret etti.  Nurhayat Kızılkan, medya sektörünün sermaye yapısına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi, “kapitalist sistem kendi sistemik işleyişini kolaylaştıran bir zihniyetin çoğalmasına yönelik bir kültür ürünü üretimi yapıyor. Kendisini oradan çoğaltıyor” dedi.

Zeynep Piyade, kadının aile bireylerinden en güvendiği insanlardan şiddet görmesi konusunda gerçekleşen yıkımın en tamir edilmesi imkansız yıkımlardan biri olduğunu söyleyerek kadınların nasıl bir durumla karşı karşıya kaldığını özetlemiş oldu.

Proje kapsamında yapılacak olan STK çalıştayında konunun her yönüyle ele alınıp çözüp önerileri ve neler yapılabileceğini tartışmak üzere şiddet konusuna son verildi.

Hazırlayan: Nurhayat Kızılkan

Önceki Yazı

Peygamberler ve Nebiler Diyarı; Kudüs Gezisi

Sonraki Yazı

“Kudüs Hatıratımdır”

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir