Prof. Dr. Medaim Yanık ile Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular – 24 Ekim 2025

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Psikiyatrist Medaim Yanık’ın çocuk yetiştirme, travma ve pozitif anılar üzerine geliştirdiği yaklaşımını içeren kitabı Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular ile üçüncü hafta dersimize devam ettik.

Yanık’ın temel tezi, çocukluk çağı travmalarının sadece ağır istismar ve ihmal vakalarıyla sınırlı olmadığı; iyi niyetli ancak farkındalıktan yoksun ebeveyn tutumlarının da çocuk ruhunda derin ve kalıcı izler bırakabildiğidir. Yaklaşımının merkezinde, kırmızı olarak nitelendirilen travmatik hafızalar ile yeşilolarak adlandırılan koruyucu pozitif anılar arasındaki diyalektik ilişki yer almaktadır.

Kitabın temel amacı, teorik derinlikten ziyade, ebeveynlerin 1-2 saat gibi kısa bir sürede okuyup pratik olarak hayatlarına uygulayabilecekleri, hap gibi somut bilgiler sunmaktır. Bu nedenle, akademik bir dil veya karmaşık kuramlar yerine, gerçek yaşam öykülerinden damıtılmış örnekler tercih edilmiştir.

Kitap, iki ana bölüm üzerine kuruludur:

Kırmızı Bölüm (Travmatik Hafızalar): Bu bölüm, çocuklukta travmatik hafıza oluşturan eylemleri ve durumları listeler. İçerik, teorik çıkarımlara veya başka metinlere değil, doğrudan klinik gözlemlere dayanmaktadır.

Yeşil Bölüm (Pozitif Hafızalar): Bu bölüm ise, çocukların zihninde güçlü ve olumlu izler bırakan, koruyucu nitelikteki anıları ve ebeveyn tutumlarını içerir.

Bu ikili yapı, ebeveynlerin hem kaçınmaları gereken negatif unsurları hem de bilinçli olarak inşa etmeleri gereken pozitif unsurları eş zamanlı olarak görmelerini sağlamayı hedefler.

Kırmızı bölümde yer alan travmatik olaylar, Yanık’ın yaklaşık 20 yıllık klinik tecrübesi boyunca takip ettiği, çoğunluğu Disosyatif Kimlik Bozukluğu (DKB) tanısı almış yaklaşık 300 hastanın dosyasından derlenmiştir. Bu dosyalardaki zihin bölünmesine neden olan yaşantılar tek tek çıkarılmış ve en sık tekrarlayanlar kitaba dahil edilmiştir. Bu, listedeki her bir maddenin gerçek ve yaşanmış bir öyküye dayandığı anlamına gelmektedir.

Yeşil bölümdeki pozitif anılar da bir araştırma verisine dayanmaktadır. Psikoloji öğrencilerinden oluşan bir ekip, insanlara gözlerini kapatıp video gibi canlı hatırladıkları olumlu çocukluk anılarını sormuştur. Toplanan bu anlatılar dokümante edilmiş ve daha sonra tematik olarak sınıflandırılarak kitabın pozitif anılar bölümü oluşturulmuştur.

Travmanın Tanımı, Çeşitleri ve Etkileri
Yanık, travma kavramını geleneksel kötüye kullanım (abuse) ve ihmal (neglect) tanımlarının ötesine taşıyarak genişletmektedir. Özellikle önlenebilir travmalar ve iyi niyetli eylemlerin travmatik sonuçlarına dikkat çekmektedir.

Önlenebilir Travmalar ve İyi Niyetli Ebeveynlik
Toplumda travmaların büyük bir kısmının, patolojik kişiliklere sahip profesyonel faillerden ziyade, sıradan ve iyi niyetli insanlar tarafından, farkındalık eksikliği nedeniyle oluştuğu vurgulanmaktadır.

Disiplin Amaçlı Travmalar: Çocuğu terbiye etmek amacıyla bir dolaba, banyoya veya odaya kilitlemek, son derece yaygın ve masum görünen ancak zihin bölünmesine yol açabilen ağır bir travmatik eylemdir. Yanık, meslek hayatında zihnen bu tür kapalı yerlerde kalmış binlerce çocuğu çıkardığını ifade etmektedir.

Durumsal Travmalar: Normalde cinsel bir sapkınlığı olmayan bir ergenin, cinsel dürtülerinin yoğun olduğu bir dönemde, kendisinden küçük bir çocukla aynı odada denetimsiz bırakılması, önlenebilir travmaya bir örnektir. Bu durum, hem eylemi gerçekleştiren hem de mağdur olan çocuk için yıkıcı sonuçlar doğurur.

Ebeveynin Psikolojik Yetersizliği: Doğum sonrası depresyon, eşle yaşanan sorunlar veya yalnızlık gibi nedenlerle psikolojik olarak zorlanan bir annenin, başa çıkamadığı için çocuğuna şiddet uygulaması da bu kategoriye girer. Bu durumda anne kötü bir insan olmasa da, eylemi çocuk için travmatiktir.

Travmanın Potansiyel Sonuçları
Bir çocuğun travmatik bir yaşantıya maruz kalması, her zaman aynı sonucu doğurmaz. Yanık’a göre dört olası senaryo mevcuttur:

1. Etkisizlik: Koruyucu faktörlerin (güçlü aile bağları, olayın onarılması vb.) varlığı sayesinde olay çocukta belirgin bir etki bırakmayabilir.

2. Kişilik Şekillenmesi: Özellikle tekrarlayıcı travmalar, çocuğun kişiliğinin bu deneyimler etrafında organize olmasına neden olabilir.

3. Travmatik Hafızalar: Olay, patolojik bir duruma yol açmasa da kişinin hayat kalitesini düşüren, canlı ve rahatsız edici anılar bırakabilir.

4. Psikopatoloji Gelişimi: Travma, Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu gibi ağır bir psikopatolojiye yol açabilir. Bunun için dissosiyasyona yatkınlık ve koruyucu faktörlerin yokluğu gibi ek şartlar gerekir.

Zihin Bölünmesi (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu) ve Kritik Yaş
Zihin bölünmesi, bedenin fiziksel bir yaraya karşı verdiği iyileşme tepkisi gibi, ruhun da dayanılmaz bir acıya karşı verdiği otomatik bir savunma mekanizmasıdır.

DKB vakalarının en sık rastlanan nedeni, çocuğun anne-baba kavgalarının ortasında kalmasıdır. Çocuklar, bu kavgalardan kendilerini sorumlu tutma eğilimindedir ve evin korku dolu atmosferi zihinlerinde bölünmeye yol açar.

Zihin bölünmesi yeteneği, yaklaşık 12 yaşında kapanmaktadır. Travmaların DKB’ye yol açma riski en çok 4-8 yaş arasında yoğundur. 12 yaşından sonra yaşanan ağır bir travma (örneğin tecavüz), Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gibi durumlara yol açabilir, ancak DKB oluşturma ihtimali neredeyse yoktur.

Pratik Ebeveynlik Stratejileri ve Özel Durumlar
Söyleşide, ebeveynlerin günlük hayatta karşılaşabileceği zorluklara yönelik somut öneriler ve analizler sunulmuştur.

Onarımın Gücü: Tek bir hatalı davranış (örn. bir tokat) çocuğu travmatize etmez. Önemli olan, evin genel atmosferinin pozitif olması ve yapılan hatanın sonrasında onarılmasıdır (örn. sarılmak, özür dilemek). Çocuğun hikayesine inanmak ve onu savunmak, en güçlü onarım mekanizmalarındandır.

Mahremiyet ve Sır Saklamama: Mahremiyet eğitiminin ötesinde, çocukla sır saklamama anlaşması yapılmalıdır. Çocuğa, birisi bunu annene/babana söyleme dediğinde, bunu mutlaka ebeveynine anlatması gerektiği öğretilmelidir. Bu, istismarın erken fark edilmesi için hayati bir güvendir.

Sosyal Medya ve Dijital Riskler: Çocukların sosyal medya kullanımı denetlenmelidir. Gizli şifreler olmamalı, telefonlar ortak alanlarda kullanılmalı ve yaşa uygun olmayan içeriklere erişimi engelleyen teknik önlemler (örn. aile paketleri) alınmalıdır.

Korku Filmleri: Çocukların, özellikle akranlarıyla cesaret gösterisi olarak korku filmi izlemelerine kesinlikle izin verilmemelidir. Bu, yaygın ve ciddi bir travma kaynağıdır.

Atipik Çocuklar ve Zorbalık: Fiziksel olarak akranlarından farklı (çok uzun/kısa, kilolu/zayıf, farklı saç/ten rengi vb.) olan çocuklar zorbalığa daha açıktır. Aileler bu konuda bilinçli olmalı, çocukla bu durumu konuşarak normalleştirmeli ve okul ortamını yakından takip etmelidir.

Aile İçi Şiddet ve Boşanma: Ebeveyn sorunları çocuğun gözü önünde yaşanmamalıdır. Eğer evdeki kavga ve şiddet ortamı çocuğun ruh sağlığını zaten bozuyorsa, boşanmak çocuğun lehine bir seçenek olabilir. Çocuğun doğrudan etkilenmediği durumlarda ise boşanmak aleyhinedir.

Toplumsal ve Felsefi Boyutlar
Yanık’ın yaklaşımı, sadece bireysel ebeveynlik pratiğini değil, aynı zamanda toplumsal sağlık ve kişisel gelişim gibi daha geniş konuları da kapsamaktadır.

Nesli Korumak: Travma ve Değerler Çatışması
Çocukları travmadan korumak, nesli korumak ile eşdeğer görülmektedir. Çünkü travmatik bir aile ortamında büyüyen çocuklar, o ailenin temsil ettiği değerlere karşı bir isyan geliştirme eğilimindedir.

Reaktif Deizm/Dindarlık: Dindar bir ailede din adına baskı ve travma gören bir çocuk, tepkisel olarak deizme yönelebilir (Madem din adına bunlar yapıldı, ben onun Allah’ına inanmıyorum). Tersi de geçerlidir; seküler bir ailede kötü muamele gören bir çocuk, o ailenin değerlerine isyan ederek dindarlaşabilir. Dolayısıyla, çocukları travmadan korumak, aynı zamanda onların manevi ve ahlaki gelişimini de korumaktır.

Kişisel Gelişimin Tanımı: Erdemler ve Beceriler
Yanık, modern kişisel gelişim anlayışına alternatif bir tanım getirmektedir. Ona göre gerçek kişisel gelişim iki temel bileşenden oluşur:

1- Erdemler Açısından Gelişme: Sabır, hüsnüzan, şefkat gibi erdemler konusunda bir iç muhasebe yapmak ve bu erdemleri artırmaya çalışmak. Bu bağlamda Yanık, İslam kültüründeki erdem sınıflamalarını temel alan ve Amerikan Psikoloji Birliği tarafından yayına kabul edilen yeni bir Erdemler Skalası geliştirildiği bilgisinipaylaşmıştır.
2- Beceri Edinme: Psikoloji, iktisat, ev idaresi gibi temel alanlarda 101 düzeyinde okuryazarlık ve beceri kazanmak. Erdemli bir insanın elindeki becerilerin topluma faydalı olacağı, erdemden yoksun becerilerin ise zararlı olabileceğini ifade etmiştir.

Metni yayına hazırlayan: Zehra Kılıç

Önceki Yazı

Küresel İnsan Hakları Söyleminin Yapısökümü: Metin, İktidar ve Biyopolitika Üçlemesi – Prof.Dr. Muharrem Kılıç – 2 Aralık 2025

Sonraki Yazı

İlişkilerde Şiddet Riski: Kök Nedenler ve Çözüm Yolları – Prof.Dr. Medaim Yanık – 31 Ekim 2025

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir