Küresel Yozlaşma

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

“Küresel Boyutlardaki Yozlaşmaya Karşı Beyin Firtinasi

29 Mart 2008
Hazırlayan: Ayla Kerimoğlu

 

Psikiyatrist Dr. Sayın Mustafa MERTER’in daveti, UTESAV’ın evsahipliği ve Hazar’ın Organizasyonunda “küresel boyutlardaki yozlaşmaya karşı bir beyin fırtınası” gerçekleştirmek üzere bir araya geldik. 27 kuruluş adına 55 kişinin katıldığı programın ana teması daha önceden aşağıdaki gibi belirlenmişti.

“Sanki tüm dünyayı tesiri altına alan bir salgın hastalık, sınır tanımadan yayılıyor ve ahseni takvim olarak yaratılmış insan rûhunu kirletiyor…. Kaygılı, öfkeli, yalnız, özsever, ahlaksız bir varoluş modeli karşı koyulmaz gibi görünen hızla kitlelere, özellikle ergen ve gençlerin hayatlarına nüfûz ediyor.
Küreselleşme, çağdaşlaşma, uygarlaşma… adları altında sunulan bu süreç, aslında karşılıklı bir etkileşim yerine, batıdan doğuya tek yönlü bir akış hüviyetine dönüşmüş durumda.
Bu sorgulamadan kabulleniş, bir yandan fertlerin, özellikle ergen ve gençlerin, ruh sağlığını bozarken, bir yandan da toplum bedenini oluşturan temel hücre mesabesindeki aile yapısını hayâtî tehlikeye sokuyor. Bazıları çaresiz bir teslimiyet içersinde bu süreci sineye çekerken, bir grup sorumluluk hisseden insan, STK’ lar vasıtasıyla bu yozlaşmaya karşı koymaya çalışıyor.

Bu çabalara yeni bir ivme kazandırmak ve yeni fikirler üretmek için bir beyin fırtınası ve karşılıklı istişare toplantısı düzenlemenin faydalı olacağı kanaatine vardık.”

Bu davet çerçevesinde gerçekleşen programın ilk oturumunda bu sürece müsbet yönde katkıda bulunmak için neler yapılabilir konusu üzerinde tefekkür edildi.


Öncelikle davet sahibi olan Sayın Merter bu düşüncenin ortaya çıkışını ve düşünceyi bir aksiyona dönüştürme gereğini istatistiki bilgilerden yola çıkarak anlattı.  Günümüzde ruh sağlığı açısından da koruyucu hekimliğin önem kazandığının altını çizerek yapılması gerekenleri bir şema ile katılımcıların onayına ve dikkatine sunmuş oldu.

Program süresince katılımcıların tespitleri şu yönde toplanmış oldu:

1-    Gençlerin ve ailenin korunması için öncelikle kişilerin ruh sağlığının korunması gerekmektedir.
2-    Gençler arasında narsizim, kaygı, depresyon, gizli bulimia gibi septomlar hızla artmaktadır.
3-    İş odaklı hayata bakış aileyi yıpratmaktadır,
4-    Ruh kirliliğine neden olan en büyük etken medyadır.
5-    Kimlik bunalımı yaygınlaşmaktadır.
6-    Hap ve alkol kullanımı gençler arasında hızla artmakta ve yaş oranı aşağılara inmektedir.
7-    Şiddet ve cinsellik normalleşerek hayatımıza girmektedir.
8-    Ahlaki rölativizm yaygınlaşmaktadır.
9-    Sorunun temelinde modernizmin insan tanımlaması vardır.

Çözüm olarak öne sürülen görüşler ise şöyle özetlenebilir;

1-    Kişilerin anlam dünyalarını yeniden üretmeleri gerekmektedir.
2-    Umutsuzluğu kırmak için gençlere yolun açık olduğunu göstermek gerekir.
3-    Vahyin insan modelini öne çıkarmak gerekir.
4-    Problemler ve problemlerin kaynağını tesbit etmek üzere bilimsel çalışmalar yapılmalı.
5-    Gençlerin ilgisini çekecek ve onları iyiye yönlendirecek sanatsal faaliyetler organize edilmeli.
6-    Medyanın gençliği olumsuz etkileyen yanları tesbit edilerek alternatif programların yapımı teşvik edilmeli,
7-     Kendi tarihimizde var olan değerlerimizle gençliği buluşturacak programlar düzenlenerek küreselleşmenin tek taraflı etkilerine karşı mücadele edilmelidir.
8-    Bu çalışmalar tusunamiye karşı bir dalga kıran işlevi görmelidir.

Son olarak Sayın Merter’in şematize ettiği çözüm önerilerinin neresinde yer almak istenildiği üzerinde katılımcılarla görüşülerek program noktalanmış oldu.

Önceki Yazı

Yetkinin Ötesinde Liderlik

Sonraki Yazı

Medeniyetler İttifakında Kadın Kongresine Katıldık

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir