Kur’an’ın İ’cazı

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Dr. Abdülaziz HATİP

25 Mart 1996

Abdülaziz Hatip hocayla farklı günlerde yaptığımız sohbetlerde sırasıyla; Kur’an Tarihi, Kur’an’da İlim ve Ulema Kur’an’ın İ’cazı yani mucize olup aciz    bırakışı üzerine programlar gerçekleştirdik.  Abdülaziz hoca en son olarak tefsire giriş mahiyetinde bir ders olması vesilesiyle Fatiha’nın Tefsiri’ni yaptı.

 Hocamıza ayırdığımız bu sayfada, Kur’an’ın i’cazı üzerine aldığımız notları sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Abdülaziz Hoca, sohbetine önce mucizeyi tarif ederek başladı. Tarifte dikkat çektiği noktaları maddeler halinde sıralamak gerekirse;

• Mucize diye tanımlanan hadisenin gerçekleşmesine Allah’dan başka kimsenin gücü yetmez.

• Tabiat kanunlarının dışında olur ve bu kanunları durdurur, geri bırakır.

• Hiçbir akıl sahibi kimse gerçekleşen mucizeyi önceden kestiremez, tahmin edemez.

• Peygamberimizden başka kimse bu tür olayları gerçekleştiremez…

Mucizelere örnekler vererek devam eden hocamız, Kur’an-ı Kerim’in nasıl bir mucize olduğu hakkında bazı detaylar verdi. Bunlardan bir kaçını şöyle özetleyebiliriz:

Kur’an-ı Kerim Peygamberimizin en büyük ve kalıcı mucizesidir.

Her bakan ondan farklı şeyle çıkarır, herkes kendi ihtisasına göre yorumlar. Fakat bu yorumlar birbirine zıt olmaz. (Körlerin fili tarifi gibidir.)

Kur’an, görülen ve görülmeyen alemin mütercimi, keşşafıdır.

Kur’an, ilahi iltifatların hazinesidir.

Kur’an aslında Tenezzülatı İlahiye’den ibarettir. (Dile ve üsluba bakıldığında Allah’ın Kur’an vasıtasıyla seviyemize hitap ettiğini görmekteyiz.)

Kur’an insanlık aleminin mürebbiyesidir. (Terbiye edicidir.)

Kur’an en çok okunan ve en çok incelenen kitaptır.

Kur’an-ı Kerim daha çok fesahat (net ve yanlış anlaşılmalardan uzak anlatım) ve belağat (ortamın gerektirdiğine göre söz söylemek) yönünden mucizedir. Bundan dolayı müşrikler Kur’an’ın tesirinde kalmışlar, birbirlerinden habersiz gizlice dinlemişlerdir.

Kur’an-ı Kerim’in ilahi bir azamet taşıması da mucize olduğuna işarettir.

Kur’an-ı Kerim’in esası (temeli) Hak, hedefi (meyvesi) ittifaktır. Yani, İslam medeniyetinin hedefi Allah rızasını kazanmak, meyvesi ise dayanışma, yardımlaşma dolayısıyla başkalarının imdadına yetişmedir.

Kur’an’ın amacı, nefsi dizginlemek ve kemalata doğru ruhu kamçılamaktır ki iki cihan saadetine ulaştırsın.

Abdülaziz hocayla yaptığımız dersler, temel kaynağımız Kur’an-ı Kerim’i daha iyi tanıma yönünde attığımız önemli adımlardan biriydi.

Emeği ve ayırdığı vakit için kendisine çok teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Dilek Karataş
Önceki Yazı

Kadın Buluşmaları – Ankara Haziran 2003

Sonraki Yazı

Yürek Devleti

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir