21. Yüzyılda Bedene Kim Hükmediyor?

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:


27 Nisan – 18 Mayıs 2013


Beden üzerine yorumlar belki de insanlık tarihi kadar eskidir. Kutsal metinlerin, felsefi ve ilmi yaklaşımların her zaman beden üzerine söyleyecek sözleri olmuştur. Güçlülerin güçsüzler üzerinde tahakküm kurmak istemesinin yanı sıra ideolojiler, dinler ve siyasal rejimler bedeni düzenleme ve kontrol altına almak istemektedirler. Bütün bunlar beden üzerinde iktidar yarışına zemin hazırlamakta ve bedeni bir tür çatışma alanı haline getirmektedir.
Bütün mesele bedeni kimin denetleyeceği, kimin kontrol edeceğidir.

Bu çalışmada din beden ilişkisi, modern dünyanın bedene bakışı, devletlerin bedeni kontrol etme araçları ve kapitalizmin bedeni metalaştırma yollarının üzerinde düşünme zemini oluşturmak istiyoruz. “Bedenim benim midir yoksa bu bir yanılgı mı?” sorusunu zihnimizde tutarak insanın özgürlük problemine doğru ufuk açacak bir çalışmaya hepinizi davet ediyoruz.

 

1.     HAFTA: TANIŞMA ve İLK DERS METİNLERİNİN OKUNMASI
TARİH: 27 Nisan / Saat: 11.00

OKUMA METİNLERİ:

·         Okumuş Ejder, Bedene Müdahalenin Sosyolojisi, Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi -www.e-sarkiyat.com- ISSN: 1308-9633 Sayı: II Kasım 2009

·         Gündüz, Şinasi, Gnostik Antropoloji, EKEV Akademi Dergisi – Sosyal Bilimler -, 2003, cilt: VII, sayı: 14, s. 1-14

·         Şahin, Hasan, İnsan-Din İlişkisi, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1983, sayı: 1, s. 111-130.

·         Çabuklu, Yaşar (2004), Toplumsalın Sınırında Beden, Kanat, İstanbul.

·         Yumul Arus (2000), “Bitmemiş bir Proje Olarak Beden”, Toplum ve Bilim, 84, s. 37-50.

 

2.     HAFTA, 1.OTURUM: DİN ve İNSAN BEDENİ

TARİH: 4 Mayıs 2013 / Saat: 11.00

KONUK: Prof. Dr. Şinasi Gündüz / Balkan Ünv. Makedonya

KONU: Dinler insanın diğer varlıklar arasında istisnai bir yer tuttuğu konusunda ortak bir kanaat taşırken, insanın tanrıyla, evrenle ve varoluşla ilişkisi konusunda farklılaşırlar. İnsan bedeninin varoluşuna ve fonksiyonel özelliklerine yönelik olarak da bu çerçevede farklı algılar taşırlar. Örneğin insana yönelik parçacı bir varlık algısına sahip olan dini gelenekler bedenin aleladeliği ve süfliliği üzerinden bir antropoloji gelişmekte ve beden karşıtı bir tutumu, asketisizmi ön plana çıkarmaktadırlar. Bu geleneklerde beden karşıtı tutumların, aynı zamanda bütün olarak maddi evrene ve bunun egemenlerine yönelik bir polemiğin parçası olduğu da dikkati çeker. Diğer yandan insanla ilgili nispeten daha bütüncül yaklaşımı ön plana çıkaran geleneklerin ise bir çeşit “beden teolojisi” ürettikleri ve insanla birlikte bedeni de kutsadıkları görülür. Bu çerçevede bazı geleneklere göre beden “tanrı suretinde” var edilen bir “mabed”, bazılarına göre ise korunması/saygı duyulması gereken kutsal bir “emanet”, insanın dünyevi performansına tanıklık eden bir “şahit”tir.

OKUMA METİNLERİ:

·         Gündüz, Şinasi, Gnostik Antropoloji, EKEV Akademi Dergisi – Sosyal Bilimler -, 2003, cilt: VII, sayı: 14, s. 1-14

·         Şahin, Hasan, İnsan-Din İlişkisi, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1983, sayı: 1, s. 111-130.

·         Okumuş Ejder, Bedene Müdahalenin Sosyolojisi, Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi -www.e-sarkiyat.com- ISSN: 1308-9633 Sayı: II Kasım 2009


2. HAFTA, 2. OTURUM: BEDEN POLİTİKALARI

TARİH: 4 Mayıs 2013 Saat: 14.30

KONUK: Prof. Dr. Arus Yumul / Bilgi Ünv.

KONU: Toplumsal teori düzeyinde bedene artan ilgi, Foucault’un “söylemsel beden “inden, Elias’in “uygarlaşmış beden’ine ve geç modernliğin ” dönüşlü beden’inden post modernliğin “kutsanmış beden”ine kadar bir dizi pratikle mümkün olmuştur. Böylece sosyal düzenden toplumsal eyleme kadar bir dizi sosyolojik probleme dönüşmüş görünen beden, evrimci biyolojik söylemden sıyrılarak ilk defa sosyolojik söylemin ilgi alanına girmiştir.
OKUMA METİNLERİ:

·         Çabuklu, Yaşar (2004), Toplumsalın Sınırında Beden, Kanat, İstanbul.

·         Yumul Arus (2000), “Bitmemiş bir Proje Olarak Beden”, Toplum ve Bilim, 84,
 s. 37-50.

 

3. HAFTA: FOUCAULT FELSEFESİ BAĞLAMINDA KONTROL: BEDENİN KONTROLÜNDEN ZİHİNSEL VE RUHSAL KONTROLE

TARİH: 11 Mayıs 2013 / Saat: 11.00 Okuma Programı- 13.00 Seminer

KONUK: Prof. Dr. Ömer Çaha / Yıldız Teknik Ünv.

KONU: İktidarlar hapishanelerle bedeni, okul ve eğitim yoluyla zihni nasıl kontrol ediyor.
Bu kapsamda bedensel kontrol aracı olarak bir zamanlar öngörülen işkence ve azaba dayalı cezanın, nasıl bedensel mahrumiyete, başka bir deyişle dünyadan yalıtılmayı öngören hapishane sistemine dönüştüğü anlatılacaktır.

Ayrıca Fransız Devriminden sonra eğitime yüklenen misyonla eğitim yoluyla zihinsel kontrolün nasıl sağlandığı ve insanın okul üzerinden iktidarın ablukasına nasıl alındığı Foucualt felsefesi üzerinden anlatılacaktır.

OKUMA METİNLERİ:

·         M. Foucault,  “Hapishane’nin Doğuşu” Ayrıntı yay. Okunacak bölümler:

İkinci Bölüm / Azap Çektirmenin Görkemi

Beşinci Bölüm / İtaatkar Bedenler

İkinci Ayrım / İyi Terbiye Etmenin Araçları

·         Çaha Ömer, “Fransa’da İslam Karşıtlığı ve Laisizm”

 

4. HAFTA: KAPİTALİZMİN BEDENE MÜDAHALESİ; KAPİTALİZMİN BEDENE HAPSETTİĞİ İNSAN

TARİH: 18 Mayıs 2013 / Saat: 11.00 Okuma Programı- 13.00 Seminer

KONUK: Prof. Dr. Ferhat Kentel / İstanbul Şehir Ünv.

KONU: İnsan bedeni kapitalizm için vazgeçilmez bir kaynak ve piyasadır. Kapitalizm hem bedeni kendisi için tepe tepe kullanmaya, hem de kendisini ona satmaya, onu piyasalaştırmaya çalışır. Kapitalizm için çalışan beden sağlam olmalıdır ve sürekli ve düzenli olarak yeniden üretilmelidir. Bu yüzden önce “sağlam beden, sağlam kafa”, “sağlıklı beden” retorikleriyle beden sürekli yağlanan ve parlatılan bir “üretim” aracına yani makinaya; daha sonra ise estetik “fitness” söylemleriyle beden bir “tüketim” nesnesine dönüşmüştür. Moda, tüketim, estetik, sağlık, teknolojik aletler ve cinsel sömürüyle vs. ile kapitalizm insan bedenini metalaştırıp, değer verir gibi görünürken değersizleştirmiş, bedene yaptığı müdahalelerle 21. yy’da insana ve insanlığa yüksek maliyetler getirmiştir. Ancak beden sadece bir beden meselesi değildir. İdeali tanımlayan “sağlam” ve “güzel” beden, “sakat”ı, “çirkin”i dışlamış ya da “sakat-çirkin” olarak tanımlanan her türlü kültürel kimlik dışlanmıştır. Beden tamamen ideolojinin alanı haline gelmiştir.

OKUNACAK METİNLER:

·         Silvia Federici,  “Caliban ve Cadı Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim”

·         Makale: Tolga Ersoy – Özgür Üniversite “Tıp: Kapitalizm için verimli Pazar”

·         Jean Baudrillard, Tüketim Toplumu İkinci Bölüm, Konu Başlığı; “En Güzel Tüketim Nesnesi: Beden”, Sayf: 149-177 Ayrıntı Yayınları


 

 

 

Önceki Yazı

SERİ PROGRAM: Kadın Okumaları Programı

Sonraki Yazı

Bidayetü’l-Hidaye

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir