Kur’an’da İnsan Hakları

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ

Bu tür konulara Allah’ın adı ve varlığının bilincinde olarak mesai harcamak gerekir ki insan hakları gerçek manasını kazansın. Çünkü bu, değerler konusudur ve ancak Allah’tan kaynaklanır. Allah’ı reddetmeye kalkanların sağlam bir insan hakları görüşü ve bilincine sahip olması düşünülemez.

Allah, Halık ve Fatırdır, müsbet ilim kanunlarını ve bu alandaki gerçek yargıları koyandır. İyinin ve kötünün, adaletin ve zulmün ne olduğu konusunda Kur’an-ı Kerim açıklamalar getirmiştir ve insanlara yol göstermiştir. Yoksa “adil davranın” deyip de adaletin ne olduğunu belirlememek Allah’ın “Rab” oluş sıfatına yakışmaz. Çünkü yarattığı kulunun ihtiyaçlarını en iyi yine O bilir.

Allah’tan gelen doğru değerler dizisi, doğru ölçütler vardır. Biz insan haklarına bu noktadan başlamaz kendi değerlerimizi kendimiz koyarsak bir süre sonra saparız.
Şeytan sahte değerler icat eder ya –hâşâ- “Allah yoktur” vesvesesiyle ya da “Allah dünya için değerler, kurallar koymamıştır” diyerek insanın aklını çelmeye çalışır. Bunların ilki çok büyük ahlaksızlık ve kişinin kendi varlığını inkâr etmesi, ikincisiyse mantıksızlıktır. Bu noktalarda başarıya ulaşmayınca şeytan, Peygamberimizi alelade bir varlık olarak göstermeye çalışır. Hâlbuki Kur’an’da “önce Allah’a sonra Rasulullah’a itaat emredilmiştir.

İnsanın görevi, Allah’ın varlığını kabul ederek yeryüzünü sevgi ve adaletle cennete çevirebilmek için çalışmaktır. Yine bu noktada şeytan devreye girer sevgiyi Hırıstiyanlığa hasrederek “sizin dininiz korku dinidir” diye vesvese verir. Hâlbuki İslam takva dinidir. Takva ise korkmak değil Allah ile sevgi bağına girmek demektir.

İnsan haklarının kaynağı ilahi vahiydir ve bütün insanlar eşit haklara sahiptir. Ama hukuk devleti “MEDİNE-İ FADILA” içinde yaşamak da hakkımızdır. Bunun bilincine varamazsak “nasılsanız öyle idare olunursunuz” gerçeği tecelli eder ve batıl hâkimiyeti altında yaşamak zorunda kalırız.

Kur’an yalnız Arap milletini değil bütün âlemleri içine alan bir insan hakları beyannamesidir. Düşünce ve ifade özgürlüğünü getirmiştir ki “İnsan, sözü dinlesin en güzeline uysun”. Gerçek düşünce ancak bu olmalı, başkalarına hakaret etmek ya da haklarını ihlal etmek olmamalı.

Adaletin birinci boyutu eşitlik iken, ikincisi kıst boyutudur. Yani herkese eşit hakkın yanında emeğinin ve kötü amellerinin karşılığı doğru orantılı olarak verilmelidir. Üçüncü boyutu da toplumun bir idareci seçerken, takvalı ve doğrunun bilgisine sahip kişileri seçmede göstereceği dikkattir. Kur’an’daki bütün temel ilkeler ve insan hakları evrensellik arz eder. Amaç, yeryüzünde hilafet vazifesinin gerçekleşmesi ve yeryüzünün cennet kılınmasıdır.

Not: Programın özeti, deşifre üzerinden yapılmıştır.

Hazırlayan: Soley Gülsoy

Önceki Yazı

İslam Estetiği

Sonraki Yazı

Kur’an ve İnsan

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir