Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komite Toplantısı’na katıldık

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

15 Kasım 2019

12.’Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi Toplantısı’ Aile Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Ankara Hakimevi’nde gerçekleşti. Aile, Adalet ve İçişleri Bakanlarının birlikte katıldığı toplantıya akademisyenler ve STK mensupları davetliydi. Hazar Derneği’nin de katıldığı toplantıda bakanların ortak mesajı, kadına yönelik şiddetle tavizsiz mücadele edileceği yönündeydi.

Bakan Gül, kadına yönelik şiddetin bütün dünyanın sorunu olduğunu belirterek konuşmasına başladı. AKP hükümetleri döneminde kadın hakları alanında çok önemli düzenlemeler yapıldığını ifade ettikten sonra bundan sonra da gerek ceza gerek hukuk mevzuatında yapılacak tüm düzenlemelerde bu hakların gözetileceği sözünü verdi.

Mağdurlara göre yeniden düzenlenen 59 adli görüşme odasını, bu yıl sonuna kadar 61’e çıkaracaklarını söyleyen Gül; “2 yılda bu odalarda 11 bine yakın ifade alınmıştır, böylece sanık ile mağdur yüz yüze getirilmemiştir” dedi. Burada verilen rakamları tersten okumaya tabi tuttuğumuzda bunca mücadele araçlarına rağmen kadına yönelik suçların ne kadar yoğun olduğunu görebiliriz. Ancak yine de adli görüşme odalarının, kadınları ruhsal ya da fiziksel olarak daha fazla örselemeden adalete erişiminin sağlanması açısından ümit verici bir gelişme olduğunu da görmek gerekir.

Bakan Gül, 2019 yılında, 509.172 kişi hakkında tedbir kararı alındığını, yeni dönemde vakaya özgü tedbir kararlarının verilmesi için uzman desteğinin sağlanacağını, birden fazla Aile Mahkemesi bulunan adliyelerde bir mahkemenin Tedbir Mahkemesi olarak belirlenmesi ve Aile Mahkemesi bulunmayan adliyelerde de bir Asliye Hukuk Mahkemesinin tedbir dosyalarını takiple görevlendirilmesi için çalışıldığını ifade etti.

Bu veriler 6284 no’lu yasaya ihtiyaç duyan kadın sayısının ne kadar çok olduğunu göstermektedir. Yasa üzerinden gerçekleşen karalama kampanyalarına baktığımızda bu 509.172 kadının haksız yere kocasını şikayet ettiğini ve boş bir sebeple aile birliğini riske ettiğini düşünmemiz gerekir ki, bu akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

Kaldı ki resmi rakamlara göre Bakan Soylu’nun kadın cinayetlerinde geçen seneye göre artış olmasından duyduğu üzüntüye dile getirmesi de kadınların yaşamsal haklarına yapılan saldırıları verilerle ortaya koymaktadır.

Bakan Soylu’nun kadın cinayetlerine yönelik paylaştığı veriler içinde en ilginç olanı faillerden %86’sının daha önceden hiç sabıkasının olmamış olmasıydı. Üzücü olan ise faillerin %63,5 eş veya partner, %32’si ise akraba olması ve kadınların en çok öldürüldüğü yerin evleri olmasıydı. Eğitim durumunun yükseldikçe cinayete karışma oranının azalması da  dikkat çeken başka bir veriydi. Kadınların en güvenli olması gereken yerde, evlerinde ve en güvenecekleri kişiler tarafından öldürülmüş olmaları aile içi sorunlara daha yakından ve daha objektif bakmayı gerekli kılmaktadır. Aileyi korumak aileyi oluşturan bireylerin can güvenliğine rağmen olamaz. Aile içi sorunları hakkaniyetle tespit ederek sağlıklı çözümler üretmek olası sorunların üzerini örterek koruma yanılgısından daha doğru, daha insani ve daha dini bir yaklaşımdır.

Günümüzde kamuoyunda infiale neden olan ve eski eşi tarafından öldürülen Emine Bulut, kadına yönelik şiddetin yeni sembol ismi haline gelmiştir. Bakan Soylu çok üzüldüğünü ifade ettiği bu cinayetin ardından daha etkin önlemler alınması arayışı içine girdiklerinin altını çizerek risk altındaki kadınlara yönelik geliştirilen ‘Kadına Destek Uygulaması’ nın yaygınlaştırılması için sivil toplumun desteğini istedi. KADES’in (Kadına Destek Uygulaması) hayat kurtardığına dikkat çeken Soylu, uygulamanın kolayca akıllı telefona indirilebildiğini ve 350 bin kişinin bu uygulamayı kullandığını söyledi. Uygulamanın başarısına da dikkat çeken Soylu, “24 Mart 2018’den itibaren 8 bin kadın, polis müdahalesiyle kurtarıldı” dedi.

“Kadına karşı şiddet insanlığa ihanettir.” konsepti içinde konuşan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk ise Bakanlık olarak 100 bini aşkın “kadına şiddet” davasına müdahil olarak kadınlara destek verdiklerini, Emine Bulut’u öldüren eski eşine verilen müebbet hapis cezasına itiraz ederek ağırlaştırılmış müebbet verilmesi için istinaf yoluna başvurduklarını ifade etti. Selçuk: “Sanıklara verilen cezanın toplumun adalet duygusunu zedelemeyen, kamu vicdanını da rahatlatan bir karar olması için çabalıyoruz, hiçbir cezanın Emine kardeşimizi ya da diğer kadınlarımızı geri getiremeyeceğini biliyor olsak da daha fazla Emineler hayatını kaybetmesin istiyoruz” dedi.

Kadınların, en zor şartlar altında bile aileyi ve toplumu bir arada tutmaya ve geleceğimizi inşa etmeye çabaladıklarını ifade eden Bakan Selçuk, sanatçıları, sporcuları, medyayı ve toplumun her kesimini kadına şiddetle mücadeleye destek olmaya çağırdı.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Selçuk başkanlığında Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi Toplantısı başladı.

Kamu kurum ve kuruluşları, STK ve üniversitelerden 60 temsilcinin katıldığı oturumda, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 3.Ulusal Eylem Planı 2016-2020” çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetler ve ileriye dönük planlamalar değerlendirildi. Katılımcıların şiddetle mücadele için yasalarımızın yeterli olduğunu ancak uygulamadan kaynaklı sorunların olduğuna dair örnekler verdiği toplantı dilek ve temennilerle sona erdi.

Hazırlayan: Ayla Kerimoğlu

  Sonraki Yazı

Melike Günyüz

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir