Nefs Psikolojisi (Psikolojinin Üçüncü Boyutu ve Rüyaların Dili)

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Dr. Mustafa Merter

 Kaknüs Yayınları

İnsanlık tarihinin son 200 senesi içerisinde Batı dünyasında meydana çıkan modern psikoloji ve psikiyatri bilimleri, bir yandan bizlere insanın hasta veya sağlıksız düşünce, duygu ve  davranış yapısını bilimsel açılardan bir yanda da acılarımıza çareler bulmaya çalışıyor. Fakat nasıl bir çelişki ise, bir yandan insan “şudur/budur” diye yüzbinlerce kitap yazılır, yeni ilaçlar geliştirilirken bir yandan da genel insan psikolojisi, kitlelerin nefs sağlığı gittikçe artan oranlarda bir çözülme, hatta yıkım yaşıyor. Bedensel hastalıklara yönelik somatik tıbbın tersine, psikolojik sağlık alanlarındaki istatistikler bırakın ilerlemeyi, tam tersine dehşet verici bir durumu gösteriyor.

Bu çok büyük bir çelişki, ya biz psikiyatr ve psikologlar bu işi bilmiyoruz ya da bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Bu durumda bizleri ve dünyayı tehdit eden tehlike sadece çevre kirliliği ve ekolojik felaket değil, esas tehlike tüm bu trajik tabloyu oluşturan insanın yeterince anlaşılamaması. İki asır boyunca Batı dünyası bizlere insanı anlattı fakat yine de bu duruma düştük. Ama artık bu tek yönlü akışın tersine de dönmesinin zamanının geldiğine inanıyoruz, binlerce senelik birikimimize dayanarak bizlerin de artık Batı dünyasına insanı, özellikle de sağlıklı insanı tanıtmamız gerekiyor. Çünkü tüm belirtiler önümüzde pek fazla süremiz kalmadığını gösteriyor, karanlık artıyor, sanki zamana karşı bir yarış içindeyiz.

Bu kitapta sizlere tasavvuftan hareket ederek modern psikolojiye paralel giden bir diğer insan psikolojisini sunmaya çalışacağız: Nefs psikolojisi. Ama nefsi anlamak için Batı psikolojisinin temellerini de bilmemiz gerektiğine inanıyoruz.

Modern Batı Psikolojisi bize iki boyutlu insanı anlatırken (bilinç ve bilinçdışı) nefs psikolojisi bizleri çok heyecan verici bir üçüncü boyuta götürecek: üst bilinçdışı veya alem-i misal. Bu alanda, yeni bir kıtayı keşfeder gibi modern psikolojinin bilmediği hikmetlerle karşılaşacağız. Duyu ve duyguların sonsuz tekamül potansiyeli okuyucuyu maddi dünya ve insanın hakikatine doğru cezbedecek; sınırlar saydamlaşınca, dünya yeni bir anlam kazanacak ve bu her insanda mevcut olan üst alemin kara bulutları dağıldığında muhteşem bir mehtap gönlümüzü aydınlatacak. Hayretle “Daha önce neredeydin?” diye sorduğumuzda, bizlere gülümseyecek ve “senden hiç ayrı değildim ki, hep seninle beraberdim” diyecek. Yaşlı gözlerle “Can”ımıza bakıp O’nu bir daha hiç unutmamak üzere içimize sindireceğiz.

Kitabın ikinci bölümünde psikolojik rahatsızlıkları nefs psikolojisi açısından ele alacağız; kaygı depresyon, nöroz, üç boyutlu nefs yapısına göre ne anlama geliyor, anlamaya çalışacağız. Psiko patalojiye değişik bir zaviyeden bakışın, tedaviye de yeni imkanlar sunacağı kanaatindeyiz.

Üçüncü bölümde psikoterapiyi, özellikle derinliğine araştıran psikoterapiyi irdeleyeceğiz. Bu alanda karşılaşabileceğimiz en hayret verici yenilik, psikoterapiyi bizim yapmadığımız görüşü olacak, mürebbinin kalbimizi ısıtan muhabbetini müşahede edeceğiz. İnsanın hiçbir zaman düştüğü en derin kuyularda bile yalnız bırakılmadığını göreceğiz ve varoluşumuzun donmuş buzları, “can”ımızın ümit ve güven ışınları ile eriyecek (kapaktaki resimdeki gibi). Hayat okyanusunun en engin sularında bile, mucizevi bir şekilde bir ışığın bizi hayat veren adaya yönlendirdiğini fark edeceğiz.

Son bölümde örnekler vererek, rüyaların dilini anlamaya gayret edeceğiz, sanki bir yıldızlar kapısından geçerek alem-i misale temkinle adım atacağız ve o alemde kalabilmek için, edep ve güzel ahlakın önemini idrak edeceğiz.{jcomments on}

Önceki Yazı

Haccın Kalbine Yolculuk

Sonraki Yazı

Said Nursi’nin İlim Anlayışı ve İlimlerin Sınıflandırılması

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir