Andrey Tarkovski / Mühürlenmiş Zaman

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

MÜHÜRLENMİŞ ZAMAN

Andrey Tarkovski
Türkçesi: Füsun Ant
Agora Kitaplığı-2007

“Sanatsal kavrayış ve keşif, her seferinde dünyanın yeni ve benzersiz bir görüntüsü, mutlak gerçeğin bir ‘hiyeroglifi’ olarak ortaya çıkar, kendini bir vahiy olarak sunar.”
Tarkovski

Mühürlenmiş  Zaman; yirminci yüzyıl sinema sanatına damgasını vurmuş bir yönetmen, bir  sanatçı ve bir düşünce adamı olan Andrey Tarkovski’nin (1932-1986) kaleme aldığı makalelerden oluşan çok değerli bir eser. Ayna, İz sürücü, Nostalgia gibi sinema tarihinde derin izler bırakmış filmlerin yönetmeni Tarkovski,  sinema yapmanın yanı sıra kendisini böyle bir kitap yazmaya iten sebepleri sıralarken öncelikle sinema sanatının görevleri amaçları ve sorunlarıyla ilgili itirazlarını dile getirme ihtiyacından bahseder.  Kitaptaki tüm makaleler ideal sanat arayışındaki bir sanatçının sancılı düşünme süreçlerinin ürünüdür; Tarkovski, sanat niçin var, sanata kimler, niçin ihtiyaç duyar, sahici sanat nedir,  nasıl sanatçı olunur, sanatçının ideali ne olmalıdır, malzemesi ne olmalıdır, sinema sanatı niye doğmuştur, sanatsal görüntü nedir, gerçek nedir gibi neredeyse sonsuz sayıdaki sorularla okuyucuyu yaratıcı çalışma eylemi olarak sinemanın imkân ve idealini bir arada düşünmeye davet eder.
Tarkovski, modern çağın ve Aydınlanmanın “ilahlaştırdığı” insanın trajedisini anlatmaktadır. Bu anlamda Tarkovski günümüz insanının manevi yoksulluk ve yetersizlik karmaşasını “ruhsal iktidarsız”lık hali olarak tanımlar. Günümüz kitle kültürü, tüketim zihniyeti bir –protezler medeniyeti- olarak ruhları sakatlamakta ve insanı kendi varlığı ile ilgili en temel soruları sormaktan ve ruhsal bir varlık olarak kendisinin bilincine varmaktan alıkoymaktadır. İşte tam bu noktada yazar sanatın insan ruhunu derinden sarsarak “katharsis”e yöneltebilme gücünden bahsetmektedir. Yazara göre sanat, sağlam bir etik zemin üzerinde durarak insanlığın mükemmelliğe ulaşması için harcanacak çabanın bir parçasıdır. Bu anlamda hayatı seven, onu tanımak ve daha iyi olması için değişmesine katkıda bulunmak isteyen bir sanatçının itirazı olmalıdır. Oysa modern sinema, sanatı bir meta olarak tüketirken hayatın anlamını aramak yerine kendini oyalama peşine düşmüştür. Sanatçı kendisine neredeyse bir mucize sonucu bahşedilmiş olan yeteneğinin bedelini ödemek için özveri göstermelidir ki zaten gerçek bireyselliğe varmak ancak bu yolla mümkündür.
Kitabın en çarpıcı makalelerinden “Mühürlenmiş Zaman” ise okuyucuyu sarsarak zamanın ne’liği üzerine düşünmeye çağırır. Sinema diğer sanatlardan farklı olarak içinde zamanı barındırır ama sinemada bir görüntüyü sinematografik kılan esas unsur, seyirciye o sahnede olan zamanın  dışındaki bir başka zamanı hatırlatmasındadır.
Gayet akıcı hoş bir üslup ile yazılmış olan bu kitapta Tarkovski, kendi özgün yönetmen sinemasından çeşitli örnekler vererek okuyucuyu sinemanın hakikati üzerine düşündürüyor gözükmekte ancak eserin esas niteliği, insanın var oluşunun anlamı ve amacını sorgulamaya davet etmesiyle ortaya çıkmaktadır.

Hazırlayan: Fatma Topçu
Önceki Yazı

Yeni İnsan: Kaderle Tasarım Arasında

Sonraki Yazı

Türk Sinemasında Kadın

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir