Suça Sürüklenen “Çocuklar”; Fail mi, Kurban mı?
Bakanlık Sunumları
4 Şubat 2026
Suça Sürüklenen Çocuklar üzerine yapılan çalıştay sonuçlarını Aile ve Adalet Bakanlıklarıyla Paylaştık.
Ankara’da gerçekleştirilen temaslar kapsamında, çalıştay sürecinde hazırlanan “Suça Sürüklenen ‘Çocuklar’: Fail mi, Kurban mı?” raporu ilgili kurumlarla paylaşılmış; suça sürüklenen çocuklara ilişkin tespitlerimiz ve çözüm önerilerimiz aktarılmıştır. Görüşmelerde rapor içeriğine gösterilen ilgi, bu alanda kurumlar arası ortak bakış ve iş birliği ihtiyacını güçlendirmiştir.
Adalet Bakanlığı Görüşmesi
Adalet Bakan Yardımcısı Sayın Niyazi Acar ile yapılan görüşmeye, Mevzuat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hâkim Mehmet Halil Yıldız ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nde görevli Hâkim Yasemin Budakoğlu da katılmıştır.
Görüşmede, suça sürüklenen çocuklara yönelik temel yaklaşımımız ve çalıştay sürecinde ortaya çıkan politika önerileri paylaşılmıştır. Bakanlık temsilcileri, diversiyon yöntemlerinin önemini benimsediklerini; ancak Adalet Bakanlığı’nın “çıktı bakanlığı” olması nedeniyle çocukların erken tespit ve rehabilitasyon süreçlerine çoğu zaman geç dahil olunabildiğini belirtmiştir. Buna rağmen, çocuğun suçla ilk temas ettiği erken dönemde küçük suçlar üzerinden tespit edilmesi ve düzenli biçimde takip edilmesinin kritik önemde olduğu konusunda ortak görüş oluşmuştur.
Görüşmede, kavramsal çerçevenin çocuk adalet sistemindeki yaklaşımı doğrudan etkilediği vurgulanmış; “çocuk suçlu” ifadesinin sakıncalı olduğu konusunda ortak görüş oluşmuştur. Bununla birlikte, yaygın kullanılan “suça sürüklenen çocuk” kavramının da bazı durumlarda çocuğu daha en başta suçla özdeşleştiren bir varsayım içerdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle, çocuğu “fail” olarak peşinen konumlandırmayan; sürecin niteliğini daha doğru yansıtan “kanun ile ihtilaf halinde olan çocuk” kavramının kullanımının öneminde hemfikir olunmuştur.
Ayrıca görüşmede, cezalandırmanın veya cezaların artırılmasının tek başına çözüm olamayacağı noktasında görüş birliği sağlanmıştır. Raporun özellikle politika önerileri kısmının bu dönemde ihtiyaç duyulan bir çerçeve sunduğu değerlendirilmiştir. Bunun yanında, adliyelerde “Çocuk Suçları Bürosu” yerine daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Çocuk Bürosu” adlandırmasının kullanılmasına ilişkin yönlendirme yapılabileceği ifade edilmiştir.
Görüşmede ayrıca, çocuk adalet sisteminin niteliğini güçlendirmek açısından çocuk mahkemelerinin mevcut kapasitesi ve yaygınlığı da ele alınmıştır. Bu kapsamda, çocuk adalet sistemine uygun uzmanlaşmış mahkemelerin sayısının artırılmasının hem ihtiyaç hem de gereklilik olduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, alternatif ceza yöntemleri ve çocuklara özgü onarıcı yaklaşımlar üzerine de görüş alışverişi yapılmış; bu alanda hazırlanan mevcut tasarı süreçlerine rapor çıktılarıyla katkı sunulmasının hedeflendiği ifade edilmiştir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Görüşmesi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sayın Leman Yenigün ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Seyfi Bozçelik ile yapılan görüşmede rapor paylaşılmış; koruyucu/önleyici yaklaşımımız ve saha tespitlerimiz aktarılmıştır.
Görüşmede özellikle Bakanlığın mevcut çalışmaları hakkında bilgi alınmış, rapor önerilerinin bu çalışmaları nasıl destekleyebileceği ele alınmıştır. Erken yaşta risk grubunda tespit edilen çocuklara yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve bu süreçte STK’ların katkı alanları tartışılmıştır. Ayrıca risk gruplarına yönelik risk haritalandırması yaklaşımı üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır.
TBMM Araştırma Komisyonu Görüşmesi
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Sayın M. Pervin Tuba Durgut ile yapılan görüşmede rapor sunulmuş; çalıştay sürecinin temel çıktıları, önleyici ve bütüncül yaklaşımımız ile çözüm önerilerimiz paylaşılmıştır.
Komisyon Başkanı, çalıştayın katılımcı yapısını ve başlıklarını oldukça zengin bulduğunu ifade etmiş; özellikle “kanun ile ihtilaf halinde olan çocuk” kavramını olumlu değerlendirmiştir. STK’ların bu alanda devletin yükünü paylaşması açısından önemli olduğu vurgulanmış; rapor çıktılarının TBMM Komisyonu’nda sunulmasının faydalı olacağı belirtilmiştir. Ayrıca STK’ların rolüne dair daha ayrıntılı bir sunumun yararlı olacağı ifade edilerek yeniden Meclis’e davet iletilmiştir.
Görüşmede ayrıca, Komisyon Başkanı’nın mağdur ailelerle yakın temasları nedeniyle; hayatını kaybeden çocukların ailelerinin yaşadığı zorluklar ve adalet beklentileri özel olarak gündeme gelmiştir. Çocuğu suçtan koruma ve adalet sisteminde ele alma süreçlerinde, suçun mahiyetine göre belirli ayrımların tartışılabileceği değerlendirilmiş ve raporun bu çerçevedeki çıktıları ele alınmıştır.
Genel Değerlendirme
Ankara ziyaretinde yapılan görüşmeler sonucunda, üç kurum nezdinde de rapora yüksek ilgi gösterildiği; cezalandırma odaklı değil, önleyici, rehabilite edici ve bütüncül bir yaklaşımın ortak zeminde karşılık bulduğu görülmüştür. Özellikle kavramsal çerçevede “çocuk suçlu” yaklaşımından uzaklaşılması, “suça sürüklenen çocuk” kavramının sınırlarının da görülmesi ve çocuğu peşinen suçla özdeşleştirmeyen “kanun ile ihtilaf halinde olan çocuk” kullanımının desteklenmesi; ortak bakışın güçlendiğini göstermiştir. Ayrıca kurumlar arası koordinasyon ve TBMM düzeyinde raporun sunulmasına yönelik yeni bir fırsat oluştuğu değerlendirilmiştir.




