Misyonerlik Faaliyetleri

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Prof. Dr. Ömer Faruk HARMAN

“Dinler misyonerli ve misyonersiz olmak üzere ikiye ayrılır. Bugün misyonerlik denildiğinde genelde anlaşılan Hırıstiyanlık olmasına rağmen, misyonerli dinler arasında İslam ve Budizm de vardır.
Hıristiyanlıktaki misyonerliği daha iyi anlayabilmek için İnciller’e bakmak gerekir. İnciller’e göre Hz. İsa’nın misyonerlikle ilgili iki ayrı tavrı olmuştur. İnciller’den birinde ‘gidin ve bütün milletleri baba, oğul ve kutsal ruh adına vaftiz edin, şakirt edinin’ diyor. Eğer böyleyse bugünkü misyonerler haksız değil. Çünkü yaptıkları misyonerliklerinin Hz. İsa’ya kadar varan ve İncil’le temellendirilmiş bir dayanağı var. Ancak burada sorulacak şey, Hz. İsa’nın ve havarilerin yaşayıp tebliğ ettiği ilahi mesajla, bugünkü misyonerlerinkinin ne derece örtüştüğüdür.
Bir diğer İncil’deki Hz. İsa’nın, ‘Beni İsrail’in kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim’ sözü geçerliyse, bugünkü Hıristiyanlar’ın Tevrat’a karşı tutumları nasıl açıklanabilir? Bu söze bakıldığında Tanrı’nın İsrailoğulları’na verdiği şeriatın unutulduğu ve Hz. İsa’nın da hatırlatmak ve yaşatmak üzere gönderildiği anlaşılıyor. O zaman neden Hıristiyanlar aynı zamanda Tevrat’ın hükümlerini uygulamıyorlar.
Hayatında Hz. İsa’yı hiç görmemiş ve O’nun azılı düşmanı olan Yahudi Pavlus, Hz. İsa’nın ölümünden sonra Hıristiyanlığa geçip, Yahudi olmayanlar arasında bu dini yaymaya çalıştı. Pavlus, İncil’deki hükümleri farklı yorumlamıştır ve yine O’na göre Tevrat’ın hükümleri, Hz. İsa’nın gelişiyle geçerliliğini yitirmiştir. Pavlus Yahudi olmayanlara Hıristiyanlığı anlatırken, havariler çoğunlukla Yahudi olanlara tebliğ yapıyorlardı. Böylece ilk misyonerlik faaliyetleri başlamıştır.
İlk misyonerlik gezisi, Pavlus’un Anadolu’ya seyahatiyle başladı. Kanaatimce, Pavlus’un bu sırada Hıristiyanlık diye yaydığı şey, Hz. İsa’nın getirdiği şey değil, kendi yorumladığı dindir. Bugün misyonerlik açısından en kuvvetli organizasyon Katolik Kilisesi iken, faaliyet bakımından en aktif olan grup Protestanlardır.
19. y.y’dan itibaren altın çağını yaşayan misyonerlik Osmanlı’ya da geldi. Okullar, hastaneler, yayınevleri v.s. ile kuvvetlendi.
Hıristiyan dünyası bir süre sonra İncil’in asıl mesajını ulaştırma, yayma yerine emperyalist gayelerle dünyevi iktidara yöneldi, maddileşti. Böylece asıl misyonundan uzaklaştı.
Misyonu kalmamış Hıristiyanlar hangi problemlerini sağlam bir şekilde halletti de, bugün Müslümanlar’ın kapısını çalıp kurtuluşa çağırıyor. Misyonerlerin tuzağından sakınmak, ancak kişinin kendi dinini iyi bilmesiyle mümkündür.”

 

Not: Hocamızla yaptığımız bu programa ait özet, deşifre üzerinden hazırlanmıştır.

Hazırlayan: Dilek KARATAŞ
Önceki Yazı

Yahudilik

Sonraki Yazı

Alevilik

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir