Müziğin Beyine ve İnsan Davranışlarına Etkisi

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

Psikiyatri Uzmanı Adnan ÇOBAN 

Müzikterapinin Tarihçesi ve Ruh Sağlığı Açısından Önemi

“Yaşadığımız dünyada çeşitli enerji biçimleri vardır. Ses de bir enerjidir ve tıbba göre müzik, dokunma ve işitme duyuları tarafından algılanan bir enerji türüdür.  Genelde hepimiz müziği sadece işitme yoluyla algıladığımızı düşünürüz. Halbuki bu düşünceye göre, 27 yaşından sonra sağır olan ve en güzel bestelere imza atan Bethoven’in durumunu açıklamamız imkansız olurdu. Müzik, dokunma duyusuyla da algılanır çünkü müziği algılamamıza sebep olan kulağımızda bulunan bir kemiğe isabet eden titreşimlerdir.

Müziğin gündelik hayatta kullanım alanı çok geniştir. Her yerde, yaptığımız her aktivitede müzik bizimle beraberdir. Dinlerken mesela ayağımızı veya başımızı sallayarak ritim tutmamız ya da yürürken duyduğumuz müziğin ritmine göre adım atmamız ne kadar da iç içe olduğumuzu gösterir. Bu örneklerden de anlayacağımız gibi müziğin fiziksel etkilerinin varlığını inkâr edemeyiz. Fakat nedense bizde müziğin genelde ruhsal boyutu dikkate alınır. Oysa müziğin yaydığı titreşimler vasıtasıyla fiziksel bir takım etkileri olduğu tespit edilmiş ve tedavide kullanılan bir metot olarak benimsenmiştir.

Tedavi yöntemi olarak müziğin kullanımı son zamanların değil aksine tarihin her döneminde rastlanan bir olgudur. Eski kabilelerden Şamanların ritüelleri geçerliliğini hala korumaktadır. Şamanların verdiği ilk intiba büyücülük olsa da onlar bilinen ilk hekimlerdendir.  Onlar için, bilinen ilk psikiyatri hekimleri de denilebilir. Bunlar hikmet sahibi, şifa verici, tedavi edici gibi özellikleriyle toplumun önde gelen insanlarıydılar.

Eski Yunan’da da mesela Pisagor,  müzikle tedavi etme fikrini ilk ortaya atan ve bunun üzerine yorumlar yapan kişidir. 10.y.y’da Farabi, İbn-i Sina, Kindi gibi filozoflar müzikle tedavi konusunda büyük araştırmalar yapmışlar ve Eski Yunandan istifade etmişler.

Selçuklularda da bu temel bilgiler Darüşşifa’da kullanılmıştır. Meşhur olan darüşşifalar Amasya, Kayseri ve Divriği’dedir. Ayrıca Edirne’de ll. Beyazıt’ın yaptırdığı Darüşşifa da görülmeye değer.

Tanzimatla birlikte yönümüzü kaybettiğimiz için oryantasyonumuz bozuldu. İşte o dönemde müzikle tedavi uygulamalarımızdan vazgeçtik. Halbuki Batıda müzikle tedavi artık klasik bir metot haline gelmiştir. Hemen hemen her hastanede müzikterapist bulunmaktadır. Hatta Viyana’da bir hastanede Müslüman bir müzikterapist, hastaları tedavide Türk Müziği kullanmaktadır.

Müzik etkinliklerini aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Çalma, söyleme, müzik eşliğinde hareket, doğaçlama gibi etkinliklerin hepsi aktif müzik etkinlikleri kapsamına girerken müziğin kişiler üzerinde bıraktığı etkiyi ortaya çıkarmak için uygulanan metot, stresi ve kaygıyı azaltmak konsantrasyonu artırmak için müzik dinletme gibi metotlar da Pasif Müzik Etkinlikleri bağlamında değerlendirilir.

Makamlar insanlarda, sakinlik, hüzün, mutluluk gibi çeşitli ruh hallerini oluşturur veya destekler. O sebeple herkes için dinlediği müziğin ruh dengesi açısından önemi vardır.
Ergenlerin, arkadaşları ve müziği önemlidir.

Ergenlik çağında çocukları olan anne-babalar, onlarla sadece akıl vermek için değil onları anlamak, bu fırtınalı dönemlerini kolay atlatmalarını sağlamak, sorunlarına vakıf olabilmek için empati yapmalıdırlar. Genelde büyükler, gençlerin dinlediği müziği sevmedikleri için dinlemelerini engellemek istemektedirler. Halbuki onlara bu anlamda yapılan müdahaleler paylaşımdan mümkün olduğunca kaçmalarına sebebiyet vermektedir.  Gençlerin dinlediği müziği yargılamaktan ziyade neden öyle bir müzik dinlediğini anlamaya çalışmak gerekir.

Dinledikleri müzik hangi ruh hali içinde oldukları hakkında ipuçları verir. Mesela, heavy metal, rock tarzı müzik dinleyen ergenler üzerinde yapılan araştırmaya göre, okul davranış problemleri, seksüel aktivite, madde ve alkol kullanımı, intihar düşünceleri ve tutuklanma olayları gözlemlenmiştir.

Ne tür müzikleri hangi sebeplerden dolayı dinlediklerini keşfetmek bizim onlara yardımcı olmamız konusunda güzel bir göstergedir.”

Not: Özet, toplantı esnasında tutulmuş olan notlardan derlenmiştir.

Hazırlayan: Dilek Karataş

 

Önceki Yazı

Ben Ötesi Psikoloji

Sonraki Yazı

Etnomüzikoloji

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir