KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KOORDİNASYON KURULU 19. TOPLANTISI RAPORU

Hazırlayan: Yorum yapılmamış Paylaş:

 

Tarih:09.06.2026
Yer: Ankara Hakimevi

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu’nun 19. toplantısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılmıştır. Toplantıda kadına yönelik şiddetle mücadele alanında yürütülen çalışmalar, sahadan elde edilen veriler, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmıştır.

  1. AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI SUNUMU

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yapmıştır. Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kolluk, adli makamlar, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet birimleri, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının eşgüdüm içerisinde hareket etmesinin gerekliliği ifade edilmiştir.

Bakan Göktaş, Türkiye genelinde 81 ilde faaliyet gösteren 86 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), kadın konukevleri, ALO 183 hattı, KADES uygulaması, elektronik kelepçe sistemi ve diğer koruyucu mekanizmalar hakkında bilgi vermiştir.

Toplantıda öne çıkan önemli açıklamalardan biri, 5. Ulusal Eylem Planı kapsamında “Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı”nın kurulacak olmasıdır. Bu yeni yapılanma ile erken müdahale ve önleme mekanizmalarının güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.

Bakanlık tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması” sonuçlarına da değinilmiş; 15-59 yaş aralığındaki kadınların yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranının %12,8 olduğu ifade edilmiştir. Araştırmanın psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet ile ısrarlı takip gibi yeni risk alanlarının görünürlüğünü ortaya koyduğu belirtilmiştir.

Ayrıca kadına yönelik şiddet sosyal risk haritası çalışmaları kapsamında yüksek riskli hanelerin tespit edilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü, bu kapsamda 81 ilde 14.841 personele eğitim verildiği ve saha ziyaretlerinin başladığı aktarılmıştır.

  1. RTÜK SUNUMU

RTÜK Başkanı tarafından yapılan sunumda medyanın kadına yönelik şiddetle mücadeledeki rolü üzerinde durulmuştur.

Kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğu, kadınların medya içeriklerinde saygın ve güçlendirici biçimde temsil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Şiddet içeriklerinin denetiminin yoğunlaştırıldığı, yayıncılara rehberlik hizmetleri verildiği ve medyada kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin etik ilkelerin kamuoyu ile paylaşıldığı belirtilmiştir.

Şiddetin dramatize edilmesinin ve reyting odaklı yayın anlayışının şiddeti olağanlaştırabileceği vurgulanmış; kadınların yalnızca mağduriyetleriyle değil başarılarıyla görünür kılınmasının teşvik edildiği ifade edilmiştir.

RTÜK’ün yalnızca denetleyici değil aynı zamanda yol gösterici bir kurum olmayı hedeflediği, bu kapsamda 400’ün üzerinde toplantı, seminer ve eğitim çalışması gerçekleştirildiği aktarılmıştır.

  1. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RAPORU

Kamu Başdenetçiliği tarafından yürütülen saha çalışmasının sonuçları paylaşılmıştır. Fatma Benli Yalçın başkanlığında gerçekleştirilen çalışma kapsamında 53 kurumla görüşüldüğü ve sahadaki uygulamaların yerinde incelendiği belirtilmiştir.

Raporda öne çıkan bulgular şu şekilde aktarılmıştır:

  • Kadın cinayeti mağdurlarının %88’inin olay öncesinde herhangi bir koruma tedbirinden yararlanmadığı tespit edilmiştir.
  • Şiddet faillerinde cezasızlık algısının yaygın olduğu, bu durumun mağdurların başvuru oranlarını da olumsuz etkilediği belirtilmiştir.
  • 2024-2025 yıllarında işlenen kadın cinayetlerinin %84’ünün ruhsatsız silahlarla gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
  • Alkol ve madde bağımlılığının şiddeti artıran önemli faktörlerden biri olduğu vurgulanmıştır.
  • Şiddetin öğrenilen bir davranış olduğu, medyada kadını değersizleştiren içeriklerin bu süreci beslediği belirtilmiştir.
  • Üst düzey kamu yöneticilerinin sürece doğrudan dahil olduğu illerde sorunların daha hızlı çözülebildiği gözlemlenmiştir.
  • Kadın cinayetlerinin önemli bir bölümünün boşanma sürecinde veya boşanmanın hemen ardından gerçekleştiği ifade edilmiştir.
  • Mağdur odaklı hizmetlerin ve özellikle ekonomik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  1. ANKARA BAROSU GELİNCİK MERKEZİ

Gelincik Merkezi Başkanı Av. Nazlı Özlem tarafından yapılan sunumda merkezin faaliyetleri hakkında bilgi verilmiştir.

Merkez bünyesinde 124 rehber avukat ve 179 gönüllü avukat bulunduğu, toplamda yaklaşık 220 avukatın görev yaptığı belirtilmiştir.

2025 yılında 128, 2026 yılında ise yalnızca Batı Adliyesi’nde 83 görevlendirme yapıldığı; 410 kadına danışmanlık hizmeti sunulduğu aktarılmıştır.

Gelincik Merkezi’nin 7/24 ulaşılabilen acil yardım hattı bulunduğu, başvuran kadınların bu alanda özel eğitim almış avukatlara yönlendirildiği ifade edilmiştir.

Uygulamada karşılaşılan sorunlar kapsamında;

  • Bağımlılık tedavi merkezlerinin artırılması,
  • Kadın yoksulluğuyla mücadele,
  • Kreş desteğinin yaygınlaştırılması,
  • Gizlilik kararı bulunan kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması,
  • Adalete erişimin güçlendirilmesi

önerileri dile getirilmiştir.

  1. AKADEMİK VE SİVİL TOPLUM KATKILARI

Prof. Dr. Serpil Balat (AYSIT) tarafından yürütülen araştırmanın bulguları paylaşılmıştır. Araştırmanın İstanbul ile sınırlı olduğu belirtilmiş; toplumun farklı kesimlerinde şiddetin algılanma biçiminin incelendiği ifade edilmiştir.

Araştırmaya göre fiziksel ve cinsel şiddet büyük ölçüde şiddet olarak kabul edilirken; ekonomik ve psikolojik şiddet ile kontrol ve güç ilişkileri üzerinden kurulan baskı davranışlarının toplum tarafından daha düşük düzeyde şiddet olarak algılandığı tespit edilmiştir.

Katılımcılar tarafından özellikle görünmeyen şiddet türlerine ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Uçan Süpürge Vakfı, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, KADEM, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Hukukçu Kadınlar Derneği, Anne Çocuk Eğitim Vakfı ve diğer sivil toplum kuruluşları tarafından;

  • Toplumsal cinsiyet eşitliği,
  • Ekonomik şiddet,
  • Kadın yoksulluğu,
  • Kreş hizmetleri,
  • Kadın istihdamı,
  • Nafaka tartışmaları,
  • Eğitim ve farkındalık çalışmaları,
  • Erkeklerin dönüşüm sürecine dahil edilmesi,
  • Şiddetin önlenmesinde medya ve dini söylemlerin rolü

başlıklarında değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde kadınların iş yaşamındaki güvenliği ve örgütlü çalışma hayatının şiddetin azaltılmasındaki etkisi üzerinde durulmuştur.

  1. BAKANLIKLAR TARAFINDAN PAYLAŞILAN ÇALIŞMALAR

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim programlarının saygı kültürü, erdem ve değer temelli bir yaklaşımla güncellendiği; rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yeniden yapılandırıldığı belirtilmiştir. EBA ve EBA Veli platformları üzerinden şiddetsiz yaşam ve güvenli sosyal ilişkiler konularında eğitimler verildiği ifade edilmiştir.

Sağlık Bakanlığı tarafından şiddet mağduru kadınlara öncelikli hizmet sunulduğu; kadın konukevlerinde kalan kadınlar, cinsel şiddet mağdurları ve çocuklar için özel hizmet mekanizmalarının işletildiği aktarılmıştır. Ayrıca 2020-2025 yılları arasında 4.355 sağlık çalışanına eğitim verildiği belirtilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Türkiye’de yürütülen çalışmaların uluslararası platformlarda görünür kılınmasına yönelik faaliyetler hakkında bilgi verilmiştir.

  1. ADALET BAKANLIĞI DEĞERLENDİRMELERİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından aile hukuku ve kadına yönelik şiddet alanındaki güncel çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir.

Yoksulluk nafakasına ilişkin tartışmalarda süresiz nafakanın tamamen kaldırılmasının söz konusu olmadığı, hâkime takdir yetkisi tanınmasının amaçlandığı belirtilmiştir.

12.Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarının uzun sürmesinin yarattığı risklerin dikkate alındığı ifade edilmiştir. Yapılan değerlendirmelerde boşanma davalarının uzadığı süreçlerde eşe yönelik cinayetlerin %21, şiddet vakalarının ise %65 oranında gerçekleştiğine dikkat çekilmiştir.

Gündüz kuşağı programlarına yönelik yeni düzenlemelerin yürürlüğe girdiği, ihlaller halinde idari yaptırım ve yayın durdurma dahil çeşitli tedbirlerin uygulanabileceği belirtilmiştir.

Kadına yönelik şiddet alanında cezasızlık algısının giderilmesine yönelik yeni infaz hukuku düzenlemeleri üzerinde de çalışıldığı ifade edilmiştir.

  1. GENEL DEĞERLENDİRME

Toplantıda yapılan sunum ve değerlendirmelerde ortak olarak;

  • Şiddetin yalnızca fiziksel şiddet olarak ele alınmaması,
  • Koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi,
  • Erken müdahale sistemlerinin geliştirilmesi,
  • Kurumlar arası koordinasyonun artırılması,
  • Ekonomik şiddet ve kadın yoksulluğunun ayrıca ele alınması,
  • Kreş ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
  • Medyanın sorumlu yayıncılık anlayışı geliştirmesi,
  • Ateşli silahlara erişimin sınırlandırılması,
  • Şiddet uygulayanlara yönelik rehabilitasyon programlarının geliştirilmesi,
  • Kadınların adalete ve sosyal hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması

hususlarının öne çıktığı görülmüştür.

Toplantı, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve 5. Ulusal Eylem Planı kapsamında belirlenen hedeflerin uygulanmasına yönelik kararlılığın vurgulanmasıyla sona ermiştir.

 

Önceki Yazı

ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı

Sonraki Yazı

Bir İllüzyonun Anatomisi: Transseksüel Cerrahi, Travmalar ve “İptal Edilen” Hayatlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir